Kas 08

Sokul yanıma,
cığlıklar dolarken kentin sokaklarına
yirmidört ayar yankılar düşer dağlardan.
Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi
sımsıkı tut ellerimi
ki,
bir kır çiçeği
korkusuzluğuna ulaşayım.

Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal,
okunması düşlenen bir kitabın
el değmemiş koyakları kadar gizemli,
sevdaya ait ne varsa içimde
sırtımda taşıyorum akşamları.

Rüzgarın baştançıkarıcı çağrısına kapılıp
ipini koparan uçurtma gibi
çılgın olmak istiyorum,
bu yüzden,
görmüyor musun kollarım
sana uzanıyor savaş alanının
tam ortasından

Peşimde kanıma susamış canavarlar var,
gecenin sabaha yakın olan kısmında
çalı ol
yapraklarının arasına al beni,
dikenlerin batmasın ama.
Çocuklar kadar berrak pınarlar
olsun avuçlarında,
bir yudum içtiğimde
ay kanatlarını tak
gözlerime gözlerinle
yak beni yüreğindeki ateşle.

Karınca gölgesi olsan bir öğle üstü,
uyusam uykuların en derininde,
mermer yontular görsem düşümde,
kılıfından çıkarsam ölümü
rasgele öpsem ağustos gibi yanan göğsünden,
uyandığımda sen yoksan
haykırsam, haykırsam, haykırsam…


Etiketler: ,
Kas 08

Senden aşkı öğrenmeye talibim
Okut beni talebenim Aysuda
Kalp hastanım sensin benim tabibim
Acil’deki sıra benım Aysuda

O ne öfke o nasıl kaş çatıştır
Dilersen döv hiddetini yatıştır
Canevini aşkım ile tutuştur
Yakılacak çıra benim Aysuda

Siyah inci yarışırken benimle
Beyaz gülün rekabeti teninle
Nasıl şensem bahtiyarsam seninle
Sensiz bahtı kara benim Aysuda

Gözlerindir mor menekşe toplanan
Dudakların alevlerle kaplanan
Bakışınla yüreğime saplanan
Hançer sensin yara benim Aysuda

Olmaz olsun sarayımız köşkümüz
Dünya değer bizim meyli meşkimiz
Sultan Reşat lirasıysa aşkımız
Yazı sensin tura benim Aysuda

Sevdalının kaybettiği aklıdır
Divanedir ne söylese haklıdır
Defineler viranede saklıdır
Ara beni harabenim Aysuda


Etiketler: ,
Kas 08

bu gece ne bir yıldız, ne ay var yaslı gecede
hüzne yer yok yüreğimizde hüzne yer yok
nasıl olsa kıramazlar filizlerini
mutluluk pınarından kaynaklanan sevgimizin
çabuk gelir geçer yaz yağmurları
bu gece ne bir yıldız ne ay var yaslı gecede
yine de hüzne yer yok yüreğimizde


Etiketler: ,
Kas 08

Kaçamak bakışlarımız dokunurdu birbirine
suçlu suçlu yürürdük
gülmeyi konduramadan dudaklarımıza
acılarla delik deşik
bir olgunluk izlerdi gölgelerimizi
yağmur ıslatırken kaçak evi
kimsesizliğimiz ayrı ayrıydı.

Aslında yakamıza yapışmasaydı aşk
sahtekarlar cennetinde çakışmasaydı yollarımız
sen ve ben
pekala kandırabilirdik kendimizi
mutluluk oynayarak ayrı ayrı
yas
içimizde uzun yolculuğa çıkmış olurdu
ve bitmemiş olurdu takas.


Etiketler: ,
Kas 07

Ben hayat öldüren, sense yaşayan
Sana göre değil varlığım nokta
Cismin gözlerime olsada ayan
İnan, sen değilsin gördüğüm nokta

Arzum iflas etti yok heveslerim
Varlığımla yokluğumu beslerim
Eğer hissedilmez ise hislerim
Gölge olur birden durduğum nokta

Halimi görenler tanıdım sanır
Özümü ayıklar, yüzümü tanır
Onun içim yalnızlığım şahlanır
Çilemdir visale erdiğim nokta


Etiketler: ,
Kas 07

Tüm umut yollarını kapayan
aşk da bir isyandır.
Nerede kimbilir o fırtına,
beni yüzyıllara savuran
yüzü yırtık kan.
İşlediğim zamansız sevdanın
cılız kemiklerini sayıp,
özgürlük adına soyunuyorum
uykunun karesine aşk kafesimde.
Ey duru bestesini dinlediğim yökyüzü!
Kiminle o ihtiras denizi,
kimi boğuyor dalgalarıyla,
nedir bu uğultu,
Kimdir tanık?
Sussun sularını aşınmış yatağımdan
alıp götüren deli yel,
umarsız dalgaların uzandığı hiçbir kuyuyu bağlamayan
köprünün üstünde
Kral Lear gibi güçsüz ve deli
düşsün elime ayrılık


Etiketler: ,
Eki 29

Esareti esir eden
Dosdoğru bir hatadayım
Firariyim beş hasseden
Görünmez bir kıtadayım

Dert arayıp aralarda
Şifa buldum yaralarda
Okyanusum karalarda
Gizemli bir rotadayım

Rüzgar sustu, sevdam esti
Umutsuzluk umut kesti
Türkülerim türkü üstü
Sekizinci notadayım


Etiketler: ,
Eki 29

Son günlerde ne yüzüme bakıyor
Ne bir selam veriyorsun almina!
Zahmet edip ne elimi sıkıyor
Ne bir hatır soruyorsun Almina!

Madem hızlı yaşamayı severdin
Neden bana yar olmaya söz verdin?
Cambaz gibi kalpten kalbe tel gerdin
Maceraya yürüyorsun Almina!

Ben yanarken hasretinin narında
Hoyrat eller bağlar bozdu narında
Ben aklımı uğurlarken uğrunda
Sen sefalar sürüyorsun Almina!

Seni gözden, seni sözden sakınıp
Sır vermedim dosta senden yakınıp
Hasretinle hergün biraz tükenip
Bittiğimi görüyorsun Almina!

Koca bir yaz geçti gülmeden
Ben giderim sen insafa gelmeden
Hayatımla oynuyorsun bilmeden
Günahıma giriyorsun Almina!

Telaşlanma kastettiysen canıma
Günden güne giriyorsun kanıma!
Bir atımlık barut kaldı sonuma
Muradına eriyorsun Almina!


Etiketler: ,
Eki 29

birgün başımızda sevda rüzgarları eserse
deli deli yıldırımlar düşerse yüreğimize
“al bir yudum pınarından özgürlüğün,
rüzgarından sevdamızın çek bir soluk”
yaşamın vişne rengi dudakları vardır sevgilim
öpüşün kadar sıcak ve tatlı
“seni benden ne bu duvar ayıracak, ne bu kapı
seni ne bu kara kara gelen ölüm”
çünkü ölüm;
yiğit ve sevecen bir yaşamın
umutlu günlere sunulmasıdır.
canlı bir gül gibi somut
ölümün vişne rengidir dudakları kimi kez
gülümser dudakların gibi titrek ve dokunaklı
bu gece
ne bir yıldız ne ay var
hüzün dolarsa bu gece yarısı içine
“çek bir soluk rüzgarından sevdamızın”
çevir gözlerini güneşin doğacağı yere…..


Etiketler: ,
Eki 29

birgün başımızda sevda rüzgarları eserse
deli deli yıldırımlar düşerse yüreğimize
hızlanır kan dolaşımı
babil’ in asma bahçeleri değildir artık
dünyanın bilmem kaçıncı harikası
“karanlığın bahçesinde açan gülümüzdür.”
hüzün dolarsa içine bir gece yarısı
çevir gözlerini güneşin doğacağı yere
” çek bir soluk rüzgarından sevdamızın,
” kapı” yı, ” duvar” ı,
“kara kara gelen ölüm” ü düşünme
çevir gözlerini güneşin doğacağı yere


Etiketler: ,